Akıncı Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası hukuki işlem ve uyuşmazlıklarda hizmet sunmak amacıyla İstanbul’da faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur.  İnşaat, enerji ve diğer milletlerarası ticareti ilgilendiren hukuki meseleler; şirket birleşme ve devralmaları, şirketler hukuku, bankacılık ve finans Akıncı Hukuk Bürosu’nun temel faaliyet alanlarındandır.

İş Sözleşmesinin Süreli Feshi

02 Kasım, 2020
  1. 1.     Süreli Fesih Hakkının Kullanılması
  2. a.     Fesih Bildiriminin Özellikleri ve Şekli

4857 sayılı İş Kanunu (İşK) m. 17’ ye göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İşK m. 18 uyarınca iş güvencesinin kapsamına giren işçilerin ve işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerinin süreli sona erdirilmesinde fesih nedeninin belirtilmesi zorunludur.

İşK m. 19/1 uyarınca iş güvencesine tabi iş ilişkilerinde işverence yapılacak süreli fesih bildirimlerinin yazılı olması geçerlilik koşuludur; bu koşula uymayan bildirimler ise geçersiz olacaktır.  İşK m. 109’ a göre ise bu yasa uyarınca yapılacak tüm bildirimlerin yazılı olması gerekmektedir. Bu durumda iş güvencesine tabi olmayan iş ilişkileri bakımından fesih bildiriminin yazılı olması geçerlilik değil ispat koşuludur.

İşveren fesih iradesini yazılı, sözlü veya eylemleriyle ortaya koyabilir. Olayın özelliğine göre güven teorisi gereği muhatabın bu davranışı bir fesih iradesi olarak yorumlayacak durumda olduğu hallerde fesih mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki İşK. m.19/1 uyarınca iş güvencesine tabi ilişkilerde işverence yapılacak fesihlerde fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik koşulu olduğundan sözlü ya da eylemli fesih söz konusu olduğunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş olsa bile fesih yazılı şekil şartına uygun olmadığı için fesih geçersiz sayılacaktır.

  1. b.     Fesih Bildirimi Süresi

İşK. m.17’ de işçinin işyerindeki çalışma süresine, yani kıdemine, göre artan bildirim süreleri öngörülmektedir. Bu maddeye göre iş sözleşmesi;

-       işi altı aydan az sürmüş olan işçi için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta,

-       işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta,

-       işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için bildirimin yapılmasından başlayarak altı hafta,

-       işi üç yıldan fazla sürmüş olan işçi için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra feshedilmiş olur.

Bu bildirim süreleri hem işçi hem de işveren tarafından yapılan fesihler bakımından geçerlidir. Fesih bildirimi süresi içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle askıya alınırsa bildirim süreleri askı hali sona erene kadar işlemez.

İşK m.17/2’ de öngörülen bildirim süreleri asgaridir. Yani bu süreler sözleşme aracılığıyla artırılabilir ancak azaltılamaz veya kaldırılamaz.

  1. 2.     Süreli Feshin Hüküm ve Sonuçları
  2. a.     Bildirim Süresi İçinde Tarafların Durumu

Fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar geçmesi gereken süre içinde işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinden doğan tüm hak ve yükümlülükler aynen devam eder. Dolayısıyla işçi hala iş görme işveren de ödeme yapma borcu altında olacaktır. Bununla birlikte daha önce süreli fesih hakkının kullanılmış olması, bildirim süresi içinde herhangi bir haklı nedenle fesih nedeninin ortaya çıkması halinde, haklar hala aynı şekilde devam ettiğinden, haklı nedenle derhal fesih hakkının kullanılmasına engel olmaz.

  1. b.     Yeni İş Arama İzninin Verilmesi

İşK m.27 işçiye bildirim süresinde ve çalışma saatleri içinde yeni iş arama olanağı tanımıştır. Bu maddeye göre işveren, bildirim süreleri içinde, işçiye yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan iş arama izni vermeye mecburdur. İş arama izni günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. Ancak işçi yeni iş arama iznini kullanma zamanını kendisi belirleyemez. Aksi halde işveren işçinin devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.

İşverenin iş arama iznini vermemesi veya eksik kullandırmasının yaptırımı o süreye ilişkin ücretin işçiye ödenmesidir. İşverenin, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırması halinde ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödenir.

İşK m. 27’de yer alan yeni iş arama izninin kullanılabilmesi için feshin kimin tarafından yapıldığının bir önemi yoktur. Ancak iş sözleşmesinin peşin ödeme suretiyle sona erdirilmesinde, haklı nedene dayalı derhal fesihlerde, usulsüz ve geçersiz fesihlerde yeni iş arama izni uygulanmaz. Aynı şekilde bildirim süreleri içinde iş sözleşmesi haklı nedenle derhal feshedilirse yeni iş arama izni hakkı da sona erer. Yine unutulmamalıdır ki bu halde sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar ödenen yeni iş arama izin ücreti de geri alınamaz. Yeni iş arama izni hakkının doğumu için işçinin talepte bulunması da gerekli değildir.

Yayınlar