Akıncı Hukuk Bürosu, ulusal ve uluslararası hukuki işlem ve uyuşmazlıklarda hizmet sunmak amacıyla İstanbul’da faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur.  İnşaat, enerji ve diğer milletlerarası ticareti ilgilendiren hukuki meseleler; şirket birleşme ve devralmaları, şirketler hukuku, bankacılık ve finans Akıncı Hukuk Bürosu’nun temel faaliyet alanlarındandır.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Sebebiyle Erişimin Engellenmesi

02 Kasım, 2020

İnternet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usuller 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“5651 sayılı Kanun”) düzenlenmektedir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) madde 134’te düzenlenmiştir. Özel hayat, bir kimsenin sahip olduğu, başkalarının bilmediği ve bilmesinin gerekmediği, kendine ait hayatıdır. Yargıtay uygulamasına göre özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.[1]

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesine göre, İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘na (“BTK”) bizzat kendileri veya avukatları vasıtasıyla başvurarak özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilirler. BTK’ya yapılacak olan istekte ihlale sebep olan içeriğin detayları, ihlalin ne şekilde meydana geldiği ve başvuranın özel hayatının ihlal edildiği eksiksiz ve detaylı olarak açıklanmalıdır. BTK’ya yapılan eksiksiz başvurunun ardından, bu talep Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (“Birlik”) gönderilir. Birlik, erişim sağlayıcıya kendisine gönderilen erişimin engellenmesi kararını gönderir gereği en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir. Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan BTK Başkanı’nın emri üzerine erişimin engellenmesi BTK tarafından yapılır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal sebebiyle erişimin engellenmesinin talep edilmesinde dikkat edilmesi gereken husus, erişimin engellenmesi talebinin talepte bulunulan saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hakiminin kararına sunulması gerektiğidir. BTK’ya yapılan başvurudan sonra Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulmazsa, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. sulh ceza hakimi, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan BTK’ya gönderir.

BTK Başkanı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan verilen erişimin engellenmesi kararı, yirmi dört saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar. İçeriğe erişimin engellenmesi kararına karşı BTK tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

 

 

 

Yayınlar