Akinci Law Office is an international law firm, based in Istanbul Turkey, committed to providing high-quality legal service both in international and domestic practices. We provide specialized legal services to prominent local firms as well as to well-known corporations around the world.

TAHKİMDE GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA TEDBİRLERİ

02 June, 2022

TAHKİMDE GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA TEDBİRLERİ


Eylül 2021

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) ve Milletlerarası Tahkim Kanunu’nda (MTK)tahkim yargılaması sırasında hakemin veya hakem heyetinin geçici hukuki korumatedbirlerine hükmedebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca ISTAC, MTO gibi bazı tahkimkurumları kuralları uyarınca uyuşmazlık çözümü açısından acil durum hakemiyardımıyla tahkim yargılamasında hakem heyeti oluşturulmadan dahi geçici hukukikoruma tedbirlerine başvurulması sağlanmıştır.
Aşağıda tahkim yargılamasında geçici hukuki koruma tedbirlerine hükmedilmesini hemhakemlerce hükmedilmesi açısından hem de mahkemelerce hükmedilmesi açısından inceleyeceğiz.

Tahkimde Hakemlerce Geçici Hukuki Koruma Tedbirlerine Hükmedilmesi

HMK'nın 414. maddesinin 1. fıkrasında “Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir.”
hükmünden anlaşıldığı üzere hakemlerin geçici hukuki koruma tedbirlerinden ihtiyati tedbir ve delil tespitine karar verebileceği hükme bağlanmıştır(1). Ayrıca hakemler geçici hukuki koruma tedbirlerine hükmedilebilmesi için teminat verilmesine karar verebilirler. Bunun yanında HMK’nın bu hükmü emredici nitelik taşımadığından taraflar geçici hukuki koruma tedbirlerine hükmedebilme yetkisinin hakemlerde bulunmamasını kararlaştırabilecektir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki hakemler yetkilerini yalnızca tarafların iradelerinden almaktadır. Dolayısıyla hakemler sadece tarafları bağlayıcı kararlar verebilirler. Başka bir deyişle hakemlerin tahkim anlaşmasına tarafı olmayan üçüncü kişiler için bağlayıcı geçici hukuki koruma tedbiri kararı vermesi mümkün değildir(2).

Aynı şekilde hakem heyeti cebri icra organlarınca yerine getirilmesi gereken tedbir kararlarına hükmedemeyecektir. Bunun sonucu olarak maddede hakemlerce hükmedilebilecek geçici hukuki koruma tedbirlerinde sayılmayan ve ancak cebri icra organları yoluyla yerine getirilebilen ihtiyati haciz kararının da hakemlerce verilemeyeceği doktrinde belirtilmiştir(3). Bunun yanında HMK'nın 414. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hakemlerin verdiği bu kararların taraflarca uygulanmaması durumunda, taraflardan birinin talebi üzerine, içerik denetimi yapılmaksızın yalnızca tahkim şartı geçerliliği denetlenerek mahkemeden kararın icra edilebilirliğine ilişkin karar alınması mümkündür.
Hakemlerin geçici hukuki koruma tedbirlerine hükmedebilmesi yabancılık unsuru bulunan tahkim yargılamaları açısından MTK kapsamında düzenlenmiştir. MTK'nın 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyatî tedbire veya ihtiyatî hacze karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir. Hakem veya hakem kurulu, cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı da veremez.”

Görüldüğü gibi MTK, hakemlere ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi tanımaktadır. Söz konusu maddede hakemlerin ihtiyati haciz kararına hükmedebileceği belirtilmesine rağmen, hakemlerce verilen ihtiyati haciz kararının fiilen uygulanamayacağı doktrinde ifade edilmektedir(4). Bunun yanında MTK'nın 6. maddesinin 3. fıkrası kapsamında taraflardan birinin hakem heyeti tarafından hükmedilen geçici hukuki koruma tedbirini uygulamaması durumunda mahkemeden yardım istenebileceği açıkça düzenlenmiştir.

Tahkimde Mahkemelerce Geçici Hukuki Koruma Tedbirlerine Hükmedilmesi 

Hukukumuzda tahkim anlaşması olan bir uyuşmazlıkta taraflar, hakem heyeti teşekkül etmeden önce veya tahkim yargılaması esnasında mahkemelerden geçici tedbir kararı vermesini isteyebilecektir(1). HMK'nın 414. maddesinin 3. fıkrası kapsamında tahkim yargılaması sırasında geçici hukuki koruma tedbirlerine mahkemece hükmedilebilmesi şu şekilde özetlenmiştir: “Hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu hâller mevcut değil ise mahkemeye başvuru, sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılır.” Bu maddede geçici hukuki koruma tedbirlerine hükmedilebilmesi için öncelikli olarak hakem kuruluna başvurulması amaçlanmış, mahkemeden istenmesi halleri istisnai olarak sayılmıştır.
Yabancılık unsuru içeren tahkim yargılamaları açısından bu durum MTK'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında “Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükmü HMK hükmünden ayıran en önemli unsur geçici hukuki koruma tedbirleri için mahkemeye başvurulmasında herhangi bir şart aramamasıdır. 

Acil Durum Hakemi 

Tahkimde geçici hukuki korumalara hükmedilmesini kolaylaştırmak açısından kurumsal tahkim merkezleri tarafından son zamanlarda yaygınlaşan özellikli bir mekanizma oluşturulmuştur. Bazı kurumsal tahkim kurallarında, hakem heyetinin teşekkülüne kadar geçecek sürede ön hakem/acil durum hakemi mekanizmasına başvurularak geçici koruma tedbirine karar verilmesinin istenmesi mümkün hale getirilmiştir(3). Örneğin İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) acil durum hakemi kurallarını yayınlayarak sözleşmelerinde İstanbul Tahkim Merkezi’ne atıf yapan taraflar için hakem heyetinin oluşturulmasına kadar geçen sürede geçici hukuki koruma tedbiri kararlarının acil durum hakemi marifetiyle alınması sağlanmıştır.   

Sonuç

Sonuç olarak ülkemizde tahkim kavramının ve tahkim kurumlarının gelişimine paralel olarak yukarıda bahsedilen şekilde düzenlemeler yapılmaya devam etmekte ve tahkim yolunun işlevselliği arttırılmaktadır. Geçici hukuki koruma tedbirleri konusunda yapılan düzenlemeler de bu durumun en açık örneklerindendir. Bu sayede uyuşmazlıkların çözümü için tahkim yolunu tercih eden tarafların mahkemeye hiç uğramadan tüm uyuşmazlık konularını hakem veya hakem heyeti önünde çözmesi gün geçtikçe daha kolay hale gelmektedir.

KAYNAKLAR

(1) AKINCI, Z. (2020). Milletlerarası Tahkim. İstanbul: Vedat Kitapçılık.

(2) BALKAR-BOZKURT, S. (2017/2). Milletlerarası Tahkime Konu Uyuşmazlıklarda Hakemlerin Geçici Koruma Tedbirlerine Hükmedebilme Yetkisi ve Imperium Kavramı. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, (s. 259-293).
(3) PEKCANITEZ, H. (2016). Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanununun Tahkime İlişkin Hükümleri. Makaleler, C.I (s. 507-530).
(4) PEKCANITEZ, H. (2016). Milletlerarası Tahkimde Geçici Hukuki Koruma Önlemleri,

C. H. PEKCANITEZ içinde, Makaleler, C.II (s. 781-822).

 

 

Publications