Temmuz 2026 Şirket Hukuku Bülteni

Teknik İflastan Önceki Son Dönemeç

Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 376. maddesi, sermaye kaybı ve borca batıklık hâllerinde şirket yönetim organlarının alması gereken tedbirleri düzenlemekte; belirli eşiklerin aşılması durumunda genel kurulun toplantıya çağrılmasını, gerekli iyileştirici önlemlerin alınmasını ya da şirketin iflasının istenmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu kapsamda, sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarına ilişkin usul ve esaslar, Sermayenin Kaybı veya Borca Batık Olma Durumlarında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (“Tebliğ”) ile detaylandırılmıştır. Tebliğ’in genel kuralı uyarınca, şirketlerin aktif ve pasifleri esas alınarak yapılan hesaplamalarda, finansal tabloların gerçeğe uygun şekilde değerlendirilmesi ve tüm yükümlülüklerin dikkate alınması gerekmektedir.

Tebliğ’in Geçici 1. Maddesi Kapsamındaki İstisnalar:

Ancak, özellikle pandemi dönemi ve sonrasında yaşanan kur dalgalanmalarının şirket bilançoları üzerindeki etkisini hafifletmek amacıyla, ilk olarak 2020 yılında Tebliğ’e eklenen Geçici Madde 1 ile bazı kalemlerin hesaplamalarda dikkate alınmamasına imkân tanınmıştır.

Bu kapsamda;

  • Henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı,
  • 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı,

sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında dikkate alınmayabilir.

Bu düzenleme, şirketlerin teknik iflas durumunda sayılmasını engelleyen ve uygulamada önemli etkiler doğuran geçici bir koruma mekanizması niteliği taşımaktadır.

TTK’nın 376. maddesi uyarınca yapılan hesaplamalarda uygulanmakta olan bu istisnaların süresinin 1 Ocak 2026 itibarıyla sona ermesi öngörülmekteydi. Ancak 10 Aralık 2025 tarihli Tebliğ değişikliği ile bu süre 1 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştır.

2026 Finansal Yılı Kritik Bir Geçiş Dönemi

Bu çerçevede, 2026 finansal yılı şirketler bakımından kritik bir geçiş dönemi niteliğindedir. Geçici istisnalar sayesinde finansal tablolar üzerinde sağlanan bu esneklik, yeniden bir uzatma yapılmadığı takdirde 2027 yılı itibarıyla sona erecek; bu durumda sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamaları söz konusu istisnalar uygulanmaksızın yapılacaktır.

Bu itibarla, şirketlerin 2026 yılı içerisinde özkaynak yapılarını güçlendirmeleri, finansal tablolarını gerçekçi şekilde gözden geçirmeleri ve TTK m. 376 tahtındaki olası risklerini proaktif biçimde yönetmeleri gerektiği hususlarında bilginizi rica ederiz.

Diğer Şirket Hukuku Bültenleri

2026-07-09T13:53:01+00:00
Go to Top