Kademeli Uyuşmazlık Çözüm Şartlarının Geçerliliği: MED-ARB Modelinin Türk Hukukunda Tahkim Yetkisi Açısından Değerlendirilmesi

Uygulamada taraflar sözleşmelerinden doğacak uyuşmazlıkların doğrudan tahkim yoluyla çözümünü kararlaştırabildiği gibi, bazı diğer hallerde tahkim öncesi tüketilmesi gereken aşamalara yer verebilmektedir. Bu kapsamda tahkime başvurudan önce müzakere yolunun denenmesi, arabuluculuk yoluna başvurulması yahut hakem-bilirkişiye başvurulması yöntemlerinin biri veya birkaçına yer verilebilmektedir. Bu tahkim anlaşmalarına kademeli uyuşmazlık çözüm şartı adı verilmektedir.

Kademeli uyuşmazlık çözüm şartları arasında en çok rastlanan model, arabuluculuk-tahkim modelidir (Med-Arb). Bu model kapsamında taraflar uyuşmazlıklarını önce arabulucu vasıtasıyla sulh yoluyla çözümlemeyi denemekte, bu sürecin başarısız sonuçlanması halinde tahkim yoluna müracaat edilebilmektedir. Arabuluculuğun esnekliğini tahkimin bağlayıcılığı ile birleştiren bu modele uygulamada gitgide sıkça başvurulmaktadır. Bu doğrultuda İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), Arabuluculuk-Tahkim Kuralları yayınlamak suretiyle bu usulü detaylı olarak kurallarında düzenlemiştir. Kurallar uyarınca taraflar öncelikle ISTAC’ın atayacağı arabulucu yoluyla arabuluculuk usulünü yürütmekte, uyuşmazlık çözümlenemediği takdirde ISTAC Tahkim Kuralları uyarınca tahkim yargılaması başlatmaktadır.

Hukukumuzda tahkim anlaşmasının geçerli olması için tahkim iradesinin açık ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde kesin olarak ifade edilmesi gereklidir. Bu çerçevede tahkimin yanı sıra devlet mahkemelerinin yargı yetkisini kabul eden anlaşmaların geçersiz olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5356, K. 2025/4827, T. 03.07.2025). Konumuz bağlamında, öğretide arabuluculuk-tahkim anlaşmalarının tahkim iradesine halel getirmediği, bu yöndeki anlaşmanın geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Ziya Akıncı, Milletlerarası Tahkim, 2025, s. 195).

Bununla birlikte Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2025 tarihli ve E. 2025/225, K. 2025/2164 sayılı kararına konu uyuşmazlık, arabuluculuk-tahkim anlaşması doğrultusunda yürütülen tahkim yargılamasında hakem tarafından verilen hakem kararının iptalini konu edinmektedir. Davayı ilk derece sıfatıyla inceleyen bölge adliye mahkemesi iptal davasını reddetmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay, arabuluculuk-tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu kabul etmiş, hakem kararının iptal edilmesi gerektiğini ifade ederek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

Kararın bozulması üzerine bölge adliye mahkemesi, iptal davasının reddi kararında direnmiştir. Kararın tekrar temyiz edilmesini takiben Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 19.01.2026 tarihli ve E. 2025/5452, K. 2026/129 sayılı kararında bölge adliye mahkemesinin tespitlerinin isabetli olduğunu kabul etmiş, arabuluculuk-tahkim anlaşmasının geçerli olduğunu tespit etmiş ve iptal davasının reddine ilişkin kararı onamıştır. Yargıtayımızın söz konusu kararı öğreti ve emsal içtihat ile uyumludur. Böylelikle, arabuluculuk-tahkim şartlarının geçerliliği bir kez daha tevsik edilmiştir.

Diğer Tahkim Bültenleri

2026-08-22T23:23:47+00:00
Go to Top