İstanbul Arbitration Days 2026’da İnşaat Uyuşmazlıkları Gündeme Geldi
29 Eylül-2 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen İstanbul Arbitration Days, uluslararası tahkim uygulayıcılarını, şirket temsilcilerini ve sektör uzmanlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Ofisimizin kurucu ortağı ve ISTAC Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı’nın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği etkinlikte, uluslararası tahkimde güncel sorunların yanı sıra inşaat ve altyapı uyuşmazlıklarına da geniş yer verildi. İnşaat projelerine ilişkin oturumlarda özellikle eş zamanlı gecikmelerin değerlendirilmesi, gecikmelerin mega projelerin kârlılığı üzerindeki etkisi ve zarar miktarının belirlenmesi ele alınırken; sınır ötesi inşaat uyuşmazlıklarının farklı hukuk sistemleri ve tahkim uygulamaları bakımından yarattığı sorunlar da tartışıldı. Prof. Dr. Ziya Akıncı ayrıca tahkim yargılamalarında davaların sonucunu etkileyen güncel usul stratejilerinin ele alındığı oturumda konuşmacı olarak yer aldı.
Türkiye Yeşil Taksonomisi, İnşaat Faaliyetlerini de Kapsama Aldı
24 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği ile yeni binaların inşası, mevcut binaların yenilenmesi, yıkım, yol ve otoyol bakımı ile inşaat mühendisliğinde beton kullanımı gibi birçok inşaat faaliyeti Türkiye Yeşil Taksonomisi kapsamına alındı. Düzenlemeyle, bu faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir olarak sınıflandırılmasına ilişkin bir sistem oluşturuldu. Buna göre bir faaliyetin taksonomiyle uyumlu sayılabilmesi için çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması gerekecek. Ek-1 kapsamındaki faaliyetleri yürüten işletmeler bakımından raporlama gönüllü tutulurken, Yönetmelikte sayılan finansal kuruluşlar için 1 Ocak 2029’dan itibaren zorunlu raporlama uygulanacak.
Yargıtay, Geriye Etkili Fesihte Gecikme Cezası İstenemeyeceğine Hükmetti
Yargıtay, arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki bir uyuşmazlıkta, sözleşmede gecikme halinde öngörülen kira tazminatının ifaya ekli cezai şart ve müspet zarar niteliğinde olduğunu belirtti. Bu tür bir tazminatın, sözleşmenin feshedilmediği ve ifa ile sonuçlandığı durumda talep edilebileceğini vurguladı. Bu çerçevede Yargıtay, sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiği durumda ifadan vazgeçilmiş sayılacağından, gecikme cezası niteliğindeki kira tazminatına hükmedilemeyeceğine karar verdi.


