Mart 2026 İnşaat Bülteni

Paris Tahkim Haftası 2026: İnşaat ve Enerji Sektöründeki Alternatif Uyuşmazlık Çözüm
Yöntemleri Gündemi

23-27 Mart 2026 tarihleri arasında 10.’su düzenlenen Paris Tahkim Haftası (PAW) kapsamında, çok sayıda konferans ve panel gerçekleştirildi. Bu oturumlardan biri olan “İnşaat ve Enerji Sektörlerinde Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Temel Unsurları ve Zorlukları” başlıklı panel, 25 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Ofisimizin kurucu ortağı Prof. Dr. Ziya Akıncı’nın konuşmacı olarak yer aldığı panelde, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin inşaat sektöründe giderek artan rolü ele alındı; bu yöntemlerin teknik nitelikli projelerde sağladığı etkinlik vurgulandı. Panel kapsamında ayrıca, hakem heyetinin teknik bilgi ve uzmanlığının uyuşmazlığın çözüm sürecine etkisi değerlendirildi; mücbir sebep ve hardship hükümlerinin farklı hukuk sistemlerindeki yansımaları karşılaştırmalı olarak incelendi. Bunun yanı sıra, jeopolitik gelişmeler, bölgesel krizler ve yaptırımların inşaat ve enerji projeleri üzerindeki etkileri de tartışıldı.

ÇED Yönetmenliğinde Değişiklik: Karar Türleri ve Süreler Yeniden Düzenlendi

5 Mart 2026 tarihli ve 33187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile ÇED süreçlerindeki karar türleri ve idari süreler yeniden düzenlendi. Düzenleme kapsamında “ÇED Gerekli Değildir” ibaresi kaldırılarak karar mekanizması “ÇED Olumlu”, “ÇED Olumsuz” ve “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” şeklinde güncellendi. İdari işlemlerin, ay olarak ifade edilen idari süre yerine takvim günü esasına bağlandığı değişiklikte; halkın katılımı toplantılarına iştirak edilmemesi veya özel format bedelinin süresinde yatırılmaması durumunda ÇED sürecinin sonlandırılacağı hükme bağlandı. Ayrıca mevzuata yatırımın inşaat aşamasını takip eden “proje ilerleme raporu” tanımı
eklenirken, “ÇED Olumlu” kararı alınan projelerde mücbir sebep olmaksızın 5 yıl içinde yatırıma başlanmaması halinde kararın geçersiz sayılacağı kuralı getirildi.

Yargıtay İnşaatın Tamamlanma Oranının Tespitinde Bedel Yönteminin Değil, Fiziki
Gerçekleşme Oranının Esas Alınacağına Hükmetti

Yargıtay, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta, sözleşmenin geriye etkili feshi için aranan “inşaatın tamamlanma oranının” nasıl hesaplanması gerektiğine netlik kazandırmıştır. Kararda, inşaatın tamamlanma oranının, eksik iş bedellerinin toplam iş bedeline oranlanması yöntemiyle (bedel üzerinden) hesaplanamayacağı vurgulanmıştır. Bunun yerine, inşaatın tamamlanma oranının, inşaatın fiziki durumunun tespiti ve yapılan işin tüm işe oranının saptanması (fiziki oran) yöntemiyle bulunması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.

Bu çerçevede Yargıtay, eksik imalatların sadece maliyetine veya bedeline bakılarak hazırlanan ve tamamlanma oranını olduğundan düşük gösteren bilirkişi hesaplamalarının hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Fiziki oran yöntemiyle yapılan hesaplamada inşaatın tamamlanma oranının %90 seviyesinde tespit edilmesinin, yerleşik içtihatlar kapsamında sözleşmenin geriye etkili feshi şartlarının oluşmadığını gösterdiği ifade edilmiştir. Karar, bedel ve maliyet üzerinden yapılan hesaplamaları reddederek, feshin geriye etkili mi yoksa ileriye etkili mi olacağının belirlenmesinde “fiziki gerçekleşme” yönteminin belirleyici kriter olduğunu ortaya koymuştur.

Diğer İnşaat Bültenleri

2026-04-12T22:23:29+00:00
Go to Top